•   Anasayfa  •  Dosyalar  •  Hesabınız  •  Forum  •  Biz Kimiz
Menü
· Ana Sayfa
· BİR ONERİM VAR
· BİZE YAZIN / MAKALE-HABER
· ÇOCUKLAR İÇİN
· FORUM
· GAZETELER
· MÜZİK KUTUSU MP3
· RESİM / FOTOĞRAF
· TADIMLIK ŞİİRLER
· ÜYE LİSTESİ
· ZİYARETCİ DEFTERİ
· ÖZEL MESAJ
Teneli Sohbet
Teneli Sohbet
EĞLENCE KÖŞESİ
FIKRALAR
e-devlet linkleri
 
Online Hizmetler

HABER MAKALE BAŞLIKLARI
03.07.2009
· 3 ZARF (0)
02.07.2009
· KEMAL ÖZER (0)
01.07.2009
· BULUŞMA (0)
· TEMMUZUN İKİSİ, (0)
29.06.2009
· Radyo Diren Sivas Özel Yayını (0)
24.06.2009
· DAVET (0)
23.06.2009
· BİR GÜN BABAMIZIN RESMİDE ÖLÜR! (0)
12.06.2009
· ADSIZ SOKAKLARDA İZLER (0)
08.06.2009
· DURMASIN KALBİM (1)
03.06.2009
· USTA'YI SAYGIYLA ANIYORUZ (1)

Yeni Sayfa 1

EN GÜZEL YOL SILAYA GİDEN YOLDUR. O YOLUNUZ TENELİ.COM OLSUN......... YOLU SEVGİDEN GEÇEN HERKESLE BİRGÜN MUTLAKA TENELİ DE BULUŞACAĞIZ.....



Yeni Sayfa 1

MÜZİK KUTUSU

Open Pop-up Flash MP3 Player

GÜNCE............. Hazırlayan ; Sinem Özdemir


Makale: 3 ZARF
MakalelerKadir Erdogan,

3 ZARF,

Yeni makama seçilen Belediye Başkanı, görevi devir alırken makamdan ayrılan eski başkana; “ Başkanım ! sizin tecrübelerinizden faydalanmak istiyoruz. Bize önerecekleriniz var mı? “ diye sorar… Makamdan ayrılan başkan da, yeni göreve başlayan başkana; “ Elbette… Size 3 ayrı zarf hazırladım. Bu zarfların içinde ayrı ayrı tavsiyeler var. Görevin sırasında başın sıkışırsa MAVİ zarfı aç ve içindekini okuyup uygula… Başın daha çok sıkışırsa KIRMIZI zarfı aç ve içindekileri uygula… İçinden çıkılamaz bir duruma düşersen BEYAZ zarfı aç ve içindeki tavsiyeleri yerine getir. Tüm sıkıntıların giderilir “ diye cevap verir. Tabi makamın devir teslimi gerçekleşir ve aradan 4 ay geçer. Göreve yeni seçilen Belediye Başkanı sıkıntı çekmeye başlar. Çünkü, maddi konuları çözemez ve kaynak oluşturamaz. Bunun içinde iş yapamamaktadır.
Gönderen: Editor Tarih: 03.07.2009 Saat: 10:56 (24 okunma)
(Devamı... | 3807 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
KEMAL ÖZER
Haberler
Değerli Dostlar, Kemal Özer Hemşehrimizi 01.07.2009 Tarihinde Kaybettik.
Herkesin Başısağolsun.

N.Caner Öztürk

KENDİ ANLATIMIYLA YAŞAMÖYKÜSÜ

1935 yılında İstanbul’da doğmuşum. Annem (Kevser), bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan topraklarda doğup büyümüş, ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etmiş sonra. Babam (Mehmet) ise, yirminci yüzyılın ilk yıllarında Sivas’ın Karaözü köyünden asker olup başkent İstanbul’a gelmiş, bir daha da baba ocağına dönmemiş bir başka göçmen. İstanbul, ikisinin yaşam çizgilerinin kesiştiği ve benim yaşantımın odaklaştığı yer oluyor. Çocukluk deyince, Devlet Demiryollarında tren sürücüsü olan babamın görevi dolayısıyla dört yıl kadar kaldığımız Çerkezköy’ü ve İstanbul’da Aksaray’da geçen günleri anımsıyorum. İlk anılarımdan biri, sabah erkenden uyandırılıp Atatürk’ün bana gösterilişi oluyor. Üstü açık bir otomobil, güneş gözlüğü ve kasket. Trakya manevraları için Atatürk’ün Çerkezköy’den geçtiğini ve gördüklerimin düş olmadığını, anılarımdaki görüntüyle tarih kitaplarındaki görüntünün örtüştüğünü sonraları biraz da şaşkınlıkla ayırt etmişimdir. Üzerimde iz bırakan ve kafamı uğraştıran ilk tanıklık bu.
Gönderen: Editor Tarih: 02.07.2009 Saat: 17:05 (31 okunma)
(Devamı... | 11436 byte kaldı | yorumunuz? | Puan: 0)
BULUŞMA
HaberlerAttila

SİVAS’DA MADIMAK ÖNÜ’NDE …
İSTANBUL’DA KADIKÖY MEYDANI’NDA…
ANKARA’DA KOLEJ MEYDANI’NDA…
İZMİR’DE GÜNDOĞDU MEYDANI’NDA…
BURSA’DA KENT MÜZESİ ÖNÜ’NDE…
BURHANİYE’DE CUMHURİYET MEYDANI’NDA…
“MADIMAK MÜZE OLACAK” TALEBİ İLE TÜM YURTTA SOKAKLARDAYIZ
Gönderen: Editor Tarih: 01.07.2009 Saat: 23:45 (8 okunma)
(Devamı... | 4125 byte kaldı | yorumunuz? | Puan: 0)
TEMMUZUN İKİSİ,
HaberlerATEŞE CAN VERENLER, SAYGIYLA ANIYORUZ SİZLERİ.

Gönderen: Editor Tarih: 01.07.2009 Saat: 23:04 (16 okunma)
(Devamı... | 5823 byte kaldı | yorumunuz? | Puan: 0)
Radyo Diren Sivas Özel Yayını
Haberlerradyodiren bildirdi: "Sivas'ı unutturmamak için 2 Temmuz Perşembe 14:00-16:00 arasında Sivas Özel Yayını ile sizlerle olacağız...

16 yıl önce yitirdigimiz 37 can anısına 2 Temmuz 2009 Perşembe 14:00-16:00 arasında Sivası unutturmamak için Sivas Özel yayını ile sizlerle olacağız...

http://www.radyodiren.net"
Gönderen: Editor Tarih: 29.06.2009 Saat: 14:29 (6 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
DAVET
HaberlerDAVET

04.07.2009 Cumaertesi günü saat 13:00 de Kayseri Melikgazi Belediyesi Nikah Salonun da nikahımız vardır.Karaözü de ve diğer yelerde bulunan dostlar davetlidir.

İpek ÇAĞLI İbrahim YILMAZ-EDE
Gönderen: Editor Tarih: 24.06.2009 Saat: 09:35 (13 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
Makale: BİR GÜN BABAMIZIN RESMİDE ÖLÜR!
Makaleler BİR GÜN BABAMIZIN RESMİDE ÖLÜR!
Attila Uçar

Çoğumuz babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız. Baba 'baba' sözcüğünü kullanmaya başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil, bir alışkanlıktan bahsederiz: Annemize, 'babam bu gün neden gecikti' diye sorarız; kardeşimize, 'babam yine su istiyor' der ve dertleniriz; bazen de, 'babama hangi yalanı uydursam, 'diye planlar kurarız kafamızda. Baba her seferinde bize biraz uzak, biraz yabancı birisidir. Her gün elbiselerini giydirip sokaklara saldığımız o 'biraz' yabancının, zamanın karşısında an be an nasılda eriyip gittiğini farkedemeyiz bile.Oysa ilkin ve hep onun elbiseleri yaşlanır, ilkin ve hep onun saçları ağarır, ve hep o öksürür. Bizim, bir alışkanlığın perde gerisinden baktığımız o yüzde zaman, çizgilerden, girintilerde ve çıkıntılardan yeni bir yüz yapar, bunu da farketmeyiz. İçimizden az buçuk dikkatkesilenler bilirler ki, baba göz altlarındaki torbalarda yorgunluk biriktiren kederli göçmenidir evimizin. Bir an gelir, göz altlarındaki torbaların ağzını gözlerinin feriyle bağlayamaz olur artık. Bir an gelir, o iki bağcık da hiç ummadığımız bir vakitte, hiç ummadığımız bir yerde çözülüverir. Çözülüverir ve babamız, bizden sakladığı bütün yorgunluklarını orta yerde bırakıp, kasketinin altını terkeder.

Gönderen: Editor Tarih: 23.06.2009 Saat: 09:52 (37 okunma)
(Devamı... | 4514 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
Makale: ADSIZ SOKAKLARDA İZLER
Makalelernikos bildirdi: " Nazım Kılıç

ADSIZ SOKAKLARDA İZLER

Yağmur suyu köpürerek dalga dalga batıya doğru akıyordu. Bir anda bakır rengi güneş telaşlı fırtınanın taşıyıp getirdiği bulutların koyu karanlığına gömülmüştü. Sığındığım kapıyı küçük bir dokunuşla ittim. Kadınkız ocağın başında sanki Assisili Francis* gibi kendini arıyordu. Tanrısal bir dinginlikle içine kapanmıştı. Bir avluyu andıran odaya bir başka oda açılıyordu. Bu mistik havayı bozma korkusuyla diğer kapıdan içeri sokuldum, Ahmet abinin birkaç kış gününü odunlarıyla ısıtan Altın teyzemin culfalığının takırtısı, Sağır Hüseyin dayının anasonlu “lay lay lay” türküsüne karışırken eski donlar, elbiseler, çarşaflar, yorgan yüzleri, örgü kazaklar dilimledim sındıyla. Gaz lambasının titrek ışığında masuralar sardım. Kalender Ali eniştemin bir suçlu gibi hep göğsüne düşürdüğü engin başındaki kepeksi kermelerin yarım bıraktığı açlığımı kırpıntı tozlarıyla doyurdum. Ali eniştemle boz eşeğinin yiğitlik yarışmasına koşut atkıyla çözgünün arasına uzun mekikler attım. Bu odaya açılan diğer kapıdan Emine’yle Zülfü bacıların kilerine indim, bitmez tükenmez nimetler sıra sıra dizili bakır kazanlara, küplere, çuvallara hapsedilmişti. Sonra Zeliha halanın kırmızı levhalı, 25 numaralı kapısını araladım, çok eskiye dayanan borcumu ödemek için. Serin, ıssız sesiyle; “unutmadım” dedi.

"
Gönderen: Editor Tarih: 12.06.2009 Saat: 12:11 (96 okunma)
(Devamı... | 5807 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
DURMASIN KALBİM
Makalelerkardelen bildirdi: "




Aklımdaydın seni görmeden önce, görmeden çok çok önce düşlemiştim seni.

Yüreğimdeydin ben seni görmeden önce. Göremezdim de. Bulunduğum yer karanlık ve seni görmem imkansızdı. Oysa kapsamındaydım. İçindeydim senin, sen benim dışımda değil!
Ben büyümemiştim daha, kocamandın sen. Bir dünya kadar. Dünyam kadar.
"

Gönderen: Editor Tarih: 08.06.2009 Saat: 13:46 (93 okunma)
(Devamı... | 3131 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 0)
USTA'YI SAYGIYLA ANIYORUZ
Haberler

Gönderen: Editor Tarih: 03.06.2009 Saat: 12:26 (55 okunma)
(Devamı... | 1964 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 0)
AHMED ARİF'İ SAYGIYLA ANIYORUZ...
Haberler


ANADOLU İNSANININ SESİ, AHMED ARİF'İ SAYGIYLA ANIYORUZ.

Gönderen: Editor Tarih: 02.06.2009 Saat: 22:06 (83 okunma)
(Devamı... | 1324 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 0)
Makalelerkardelen bildirdi: "

SANA BİR İTİRAFIM VAR ABİ

Küçüktüm o zamanlar. Ama bir o kadar da zeki tabi. Kendimim diye söylemiyorum, içimdeki cevher daha o yıllarda kendini göstermişti. İlkokuldayken; Andımız'ı, İstiklal Marşı'nı, özel günlerde şiirleri genelde ben okurdum. O zamanlar kısa boyluydum. (Şimdi maşallah fidan gibi oldum!) Öğretmenler; orta ve arka sıradaki öğrenciler o gürül gürül sesin sahibini aramaktan helak olmasınlar diye, beni şiir okurken hep masanın üstüne çıkarmak zorunda kalırlardı.

"

Gönderen: Editor Tarih: 02.06.2009 Saat: 16:50 (47 okunma)
(Devamı... | 6251 byte kaldı | yorumunuz? | Puan: 0)
Makale: MASKESİZ, GÜZEL GÜNLERE ELELE
MakalelerMASKESİZ, GÜZEL GÜNLERE ELELE…

Yalnızlıklar çevrelemiş dört yanımızı. Afyonuyuz birbirimizin. Birlikte susuyoruz, peş peşe konuşuyoruz, dinlemeden, anlamadan. Sonuçta anlaşılmıyoruz ve/veya yanlış anlaşılırız korkusuyla; susuyor, içimize dönüyoruz…
Monologlar (iç konuşmalar) çekip çeviriyor bizi. Sevgisizlik sarmalıyor, sevmeyi, sevilmeyi ölümüne özlerken…Seviler anlamını yitiriyor yüreklerimizde, boğuyor, boğuluyoruz. Gazete manşetleri, magazinler, televoleler, paparaziler, alkol, uyuşturucu…özbenliğimiz oluyor. Yabancılaşıyoruz doğaya, insana, kendimize… Kendi içimize bile girebilmeye korkuyoruz, saklanıyoruz. Öyle baskılar altına sokuyoruz ki kendimizi; dağ başında dahi bağıramayacak kadar. Maskeler, maskeler, maskeler…Yanlışa sürüklendiğimizden yanlışı yaşıyoruz, hiç istemeden. Oysa dinlemekten başlayabiliriz, karşımızdakini (anlamak isteyerek, kendini vererek, cankulağıyla…)
Gönderen: Editor Tarih: 22.05.2009 Saat: 22:28 (79 okunma)
(Devamı... | 4913 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun
Haberler

Gönderen: Editor Tarih: 19.05.2009 Saat: 17:55 (45 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
TEŞEKKÜRLER GÜZEL İNSAN
Haberler




Türkan Saylan'ı kaybettik. Ülkesine, toplumuna ve insanlığa karşı sorumluluğunu fazlasıyla yerine getiren ve gericiliğe, tutuculuğa, cehalete karşı verilen mücadelenin en önde yürüyen kahramanına teşekkür ederiz .
Gönderen: ganta Tarih: 19.05.2009 Saat: 15:42 (44 okunma)
(Devamı... | 1 yorum | Puan: 0)
Makalelerkardelen bildirdi: "

UMUTLAR SARARIRKEN

Onu ilk gördüğümde o kadar gizemli gelmişti ki bana. Vakfın lokalinde arkadaşlarıyla oturmuş, sohbet ediyorlardı. Gözlerindeki ışıltıyı, görür görmez farkedip hayran kalmıştım. Konuşmalarıyla etrafındakileri sarmıştı ve insanlar onu gerçek anlamda dinliyorlardı. Bu çok önemli bence, çünkü insan gerçek anlamda bir dinleyici bulmakta zorlanıyor. İnsanlar ya ilgilenmiyor, ya da dinliyormuş gibi gözüküyorlar. Biz dinlemek istediğimizde ise iyi bir anlatıcı bulmakta zorlanıyoruz çoğu zaman.
"

Gönderen: Editor Tarih: 18.05.2009 Saat: 10:55 (102 okunma)
(Devamı... | 8471 byte kaldı | 3 yorum | Puan: 0)
Makale: DÖNEMEÇ
Makalelerkardelen bildirdi: "

DÖNEMEÇ

Ben senin bitmek tükenmek bilmeyen mide ağrındım. Sen bana hayat oldun...

Ben senin umudundum, eziyetindim. Sen benim gökkuşağım ...

Ben senin uykusuz gecelerindim, kan çanağı gözlerindim. Sen benim ışığım, gören gözlerim, duyan kulaklarım, aldığım nefes, yediğim yemek...

Ben senin ağır sancındım. Sen benim güneşim...

Ben senin sorun yumağındım. Sen benim yol açıcım, sorun kaldırıcım, göz yumucum...

"

Gönderen: Editor Tarih: 11.05.2009 Saat: 12:18 (126 okunma)
(Devamı... | 2194 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Haberler

Gönderen: Editor Tarih: 10.05.2009 Saat: 21:43 (44 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
Makalelernikos bildirdi: "Nazım Kılıç

BEYAZ SONSUZLUK

Bilmediğim bir ölü toprağa verilirken mezarlıkta annemi kaybetmiştim. Kadınlar mezarlığın dışında uzakta, bir uçurumun kenarındaymış gibi toprağa basıyorlardı. Bir adım daha atamazlar mıydı? Düğünlerde de öyle arkada, uzaktadırlar. Onların da kabullendiği açık bir ikincilik hissedilir, arkada; uzakta. Toprak örtülmüştü. Yoldan, güvenli bir mesafeden mezarlığa baktım; beyaz, üçgen mezar taşları kadınların başörtüleri gibiydi. Yavaş, ürkek adımlarla anayoldan mezarlığa kadar yürüdüm. Ölülerin yaşamdaki uzvuna dönüşen üçgen mezar taşlarının soğuk yüzüne çarparak korkuyla geri döndüm, alacakaranlıkta eve doğru koştum. Halam Kalık Hatça’nın evinin altında olağandışı bir kalabalık vardı. Patikadan inerek eve yaklaştım, odadan ağlama sesleri geliyordu. Açık pencerenin ferforjesinden tutunarak kendimi içeriyi görecek kadar yukarı çektim. Meneş Himmet sedire uzanmıştı. Ortadan ayrılmış bir kitap, ters V halinde göğsünün üstünde duruyordu. Elleri kitaba uzanmak üzereymiş gibi iki yanındaydı. Hasan Usta yapısı, rafları bel vermiş kitaplık, hemen hepsinin sırtı bordo bezle kaplanmış kitaplarla sedirin başında ölüyü izliyordu. Odaya kızıllık veren gaz lambası, kitaplığın yan tarafındaki çiviye asılmıştı.
"
Gönderen: Editor Tarih: 08.05.2009 Saat: 09:48 (143 okunma)
(Devamı... | 5152 byte kaldı | 3 yorum | Puan: 0)
KİTAP ÖNERİSİ
Haberlermeehatipoglu bildirdi: "Selçuk ALTUN'dan duydum;"...insanlar kitap okumayacak kadar boş zamanı nereden buluyorlar..."

Öneri kitabım:ENEL HAKK'IN HAKKI
Yazarı:İlhan SELÇUK
Yayınevi:Cumhuriyet Kitapları

İlhan SELÇUK'un kitap arka kapak yazısı:Evrendeki değişimle gerçekleşen birliğin özünü sezen bilgeler, kullarını cezalandırmak için insanın tepesine binmiş bir uzak Tanrı'dan söz açmıyorlardı. Tanrı ile insan birdi. Çünkü evren birdi, canlılar ve cansızlar, değişe dönüşe, dura savrula, al gülüm ver gülüm yaşıyorlar, zaman içindeki süreçlerde yelpaze gibi açılıp kapanıyorlar, doğarken ve ölürken birbirlerine kavuşuyorlardı.Tapanlarla tapılanın bütünlüğünde sevgi üretiliyordu. İnsan sevgisinde başlayıp bitiyordu her şey; yaratılanı yaratandan ötürü hoşgörmek gerekiyordu.

Bilge insan, kaç yüzyıl önce dile geldi: "Enel Hakk" dedi.

Söyleyenin derisini yüzdüler, ama bir söz bir kez söylendimi dünya değişir, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.

Tüm Canların okuması dilek ve temennisiyle...

Müslüm Erdinç Erhan HATİPOĞLU

Gıda Mh.-Öğretmen
"
Gönderen: Editor Tarih: 07.05.2009 Saat: 14:07 (42 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
6 MAYIS 1972
Haberler

DENİZ, YUSUF ve HÜSEYİN darağacından alaca karanlıkta yükselen şafağa haykırırken, halkların kardeşliğini, kültürlerin özgürlüğünü, emeğin özgürleşmesini ve Türkiye'nin bağımsızlığını kendi yaşamlarından çok sevecek kadar onurlu ve inançlıydılar. Her şeyden önemlisi de haklıydılar.
Gönderen: Editor Tarih: 06.05.2009 Saat: 13:04 (47 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
Makale: SABAH GAZETESİ OKUMAYIN, OKUTTURMAYIN
Makalelerjoseph bildirdi: "Hiçbirimizin sabah gazetesi okuduğunu zannetmiyorum.


Batı bir ülkeyi mahvetmeye onun milli değerlerini yok ederek başlar: Bayrağa saldırı, İstiklal marşı için konuşmak-yorum yapmak, misakı ı milliyi tartışmak ve en önemlisi resmi dairelerden Atatürk resimlerini kaldırmak ve yazılar ile, filimler ile Mustafa Kemali aşağılamak.

Aşağıda bulunan iki yazı ülkemizin halini ortaya koymaktadır: Aynı gazetenin bir köşe yazarı en kutsal değerimizi aşağılamaktadır, aynı gazetenin diğer köşe yazarı (ki bu bir spor yazarıdır) ise bu saygısızlığa karşı durmaktadır. Bu ülkede Atatürk'ü korumak ve kollamak için bir spor yazarına muhtaç kalmışsak ülke gerçekten bilinmeyen biryerlere gitmektedir.
"
Gönderen: Editor Tarih: 24.04.2009 Saat: 20:16 (154 okunma)
(Devamı... | 8773 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
29 MART 2009 SEÇİM SONUCU
Haberler


KASABAMIZ DA YAPILAN 29 MART 2009 SEÇİMLERİNDE

BELEDİYE BAŞKANI ŞENER TATAR (CHP)

MUSTAFA KEMAL PAŞA MUHTARI YASİN KAYA

GAZİ PAŞA MAHALLESİ MUHTARI TURGAY ŞEN BAĞCI

TERCİH EDİLMİŞLERDİR. GÖREVLERİNDE BAŞARILAR DİLERİZ.
Gönderen: Editor Tarih: 29.03.2009 Saat: 23:09 (128 okunma)
(yorumunuz? | Puan: 0)
Dr. Basri ÖZDEMİR
Haberler

Saygıdeğer Misafirler
Değerli Karaözü’lüler;
Sizleri partim, şahsım ve Meclis Üyesi adaylarım adına, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Öncelikle Belediyemizin kuruluşunda emeği geçen herkese, O günden bugüne kadar olan süreçte Belediye Başkanlığı görevini yürüten, sırasıyla;
Sayın Haydar Argüder,
Sayın Hüseyin Bağcı,
Sayın Halil Bal,
Sayın Ali Doğanay,
Sayın Hasan Hüseyin Dalak,
Sayın Hasan Karahan,
Sayın Ali Ergin,
Sayın Alişir Erdoğan,
Sayın Veli Öztürk,
Sayın Zeki Vurallı,
Sayın İzzet Avcı,
Sayın Sabit Zeki Argüder
ve
Sayın Çakır Genç
Olmak üzere, beldemize hizmet vermiş, Başkanlarımız ile yanlarında hizmet veren Meclis üyelerine teşekkür eder, Aramızdan ayrılanlara Allahtan rahmet, yaşamlarına devam edenlere, sağlıklı ve uzun ömürler diler şükranlarımı sunarım. Bu kişilerin resimleri ailelerinden temin edilerek yaptıracağımız panolarını Belediyemizin müstesna bir köşesine asarak, onları her gören Karaözü’lülerce anılmalarını sağlayacağım. Belediye Başkanlığına talip olan Sayın Vesile KELEŞ, Sayın Şener TATAR ve Sayın Celal BAL ile meclis üyelerine çalışmalarında başarılar diliyorum. Kazanmamız halinde onların da söylemlerinden, projelerinden yararlanacağım.
Onların kazanması halinde de elimden gelen yardımı ve katkıyı hep birlikte arkadaşlarımla onlara sunacağım.
Gönderen: Editor Tarih: 27.03.2009 Saat: 20:33 (236 okunma)
(Devamı... | 13671 byte kaldı | yorumunuz? | Puan: 0)
Makale: ORTA YOL İNSANLARI (NAZIM KILIÇ )
Makaleler

Nazım


ORTA YOL İNSANLARI

Bu ateşte bir hayli insan yandı
Kül oldu gitti bir hayli insan
Bir parça duman hani yok mu
Bir parça duman

Ömer Hayyam

Pervin tefrikalarının dilden dile dolaştığı, Gençlerin Gaye’nin gece gündüz peşinde koştuğu yıllardı. Fırsatçı gençler Gaye’nin sıcak, rahat tavırlarından kolay bir kız izlenimi edinmişlerdi. Derin bir ruhun güzel bir bedenle buluşabileceğini akıl edemeyen gençler onun kolay kız görüntüsünün tuzağına düşmüşlerdi. Gaye yabancıydı; cinsel düşlerin her an gerçeğe dönüşebileceği korumasız bir hedefti. Orta yolda kol kola aşağı yukarı gezinen gençlerin Gaye’yle karşılaşmaları, gençlerde onarılmaz yaralar açan büyük bir çarpışmaya dönüşürdü. Yenilgi gençlerdeki ruhsal karmaşayı daha da güçlendirir, onları Gaye’nin ara sokaktaki evinin karşısında ölümcül bir bekleyişe sürüklerdi. Sonra Gaye, nefret ve cesaret dolu bakışlarla güçsüz kalabalığın başını önüne eğdirir, Gülfidan’ın evinin arasından çeşmeye doğru yürüyerek filmi bitirirdi… Bu manzaradan, başarısızlıktan uzakta olmaktan, küçüklüğümden büyük sevinç duyardım. Gaye’nin güzelliğinden, dişiliğinden, en çok da üslubundan etkilenirdim. Saygılı, ürkek bakışlarıma tebessümle cevap verirdi. Gençler onun niceliğini görebiliyorlardı, ama o yolunun, niteliğinin de farkına varabilecek biriyle kesişmesini bekliyordu. Gençler akşamüstü okulun bahçesinde top oynamadan önce Gaye’yle ilgili bir sonraki gün için bir şeyler tasarlamayı iş edinmişlerdi, ne konuştuklarını anlamaya çalışan girişimlerime birbirlerine sokularak karşılık verirlerdi, bir taraftan da konu değiştirerek uydurdukları yalanları duymam için seslerini yükseltirlerdi. Beni, Gaye’nin evinin önünde taşlanmalarının faili görmelerinden sonra, tehdit korkusuyla bütün her şeyle bağımı kesmiştim. Gençlerin Gaye’den beklediği serbestlikti, Gaye’nin onları ölçmek isteyen serbestliğiyle karşılaştıklarındaysa ne yapacaklarını bilemeyecek kadar ahmaklardı. Zayıftılar, zayıflıklarını örtbas etmek için Gaye’ye orospu diyorlardı. Gençler binlerce yıllık erkeklerin deneyimli olma geleneğinin peşindeydiler, ama bu gelenek kızların da iffetli olmalarını öğütlüyordu. Bütün çaba bunun içindi ve bunun nasıl olacağını hiç anlamıyordum.
Gönderen: Editor Tarih: 23.03.2009 Saat: 01:07 (224 okunma)
(Devamı... | 8488 byte kaldı | 6 yorum | Makale | Puan: 0)
Makale: İnsan ve Dünya
MakalelerAdam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini alır ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşünür.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak gelir ve sinemaya ne zaman gideceklerini sorar.
Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu... sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritasını görür;
Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırır ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen
seni sinemaya götüreceğim der sonra düşünür;

Oh be kurtuldum en iyi coğrafya profesorunu bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak gelir ve baba haritayı düzelttim artık sinemaya gidebiliriz der.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi. gördüğünde de halen hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk; bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı

İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELDİ.
Gönderen: Editor Tarih: 23.03.2009 Saat: 00:45 (46 okunma)
(yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
Makale: NEVRUZ BAYRAMI
MakalelerNEVRUZ

Nevruz sözcüğü Farsça nev (yeni) ve ruz (gün) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiş olup yeni gün anlamına gelmektedir. Eski İran takvimine göre yılın ilk günüdür ve güneşin Koç burcuna girdiği ve eşit uzunlukta olduğu, ilkbaharın başlangıcı sayılan bir gündür.
Gönderen: Editor Tarih: 20.03.2009 Saat: 21:02 (49 okunma)
(Devamı... | 14945 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 'ün cenaze videosu ve tabutunun açıldığı an ile ilgili yaz
MakalelerHikmetAVCI bildirdi: "Nefeslerin tutulduğu an...

Tarih: 10 Kasım 1953. Mermer lahit sökülmüş, betonlar kırılmış, tabutu kaldıracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanına yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...

"
Gönderen: Editor Tarih: 18.03.2009 Saat: 09:28 (120 okunma)
(Devamı... | 9595 byte kaldı | yorumunuz? | Puan: 0)
Makale: HACI BORA KOÇ İLE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE SÖYLEŞİ
Makaleler

Kayseri Büyükşehir Bağımsız Sosyalist Belediye Başkan adayı Hacı Bora Koç ile yerel seçimler üzerine konuştuk...

“Çalışmalarımızın temel eksenini devrimci sınıf mücadelesini geliştirmek oluşturuyor!”

- Kendinizi tanıtır mısınız?

25 yılı aşkın bir süredir işçi sınıfı saflarında sanayi işçisi olarak yer aldım. Şu an emekli bir işçiyim. Sadece tezgah başında maddi üretim sürecinde değil, düşünsel olarak da işçi olmak gerektiğine inandığım için komünist dünya görüşünü benimsiyorum.

- Neden bağımsız belediye başkan adayı oldunuz, neyi hedefliyorsunuz?

Bugün sermaye düzeni yeni bir seçim oyunu ile işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin karşısına çıkmış bulunuyor. Oy avcılığına çıkan düzen partileri için yerel seçimler rant ve yağmadan pay kapma yarışından ibarettir. Onlar bu amaçlarına ulaşmak için yalan ve sahte vaatlerde hiçbir sınır tanımazlar. Nitekim bu düzenbazlar takımının yalanları ve sahte vaatleri ortalığı kaplamış bulunuyor.

Oysa, bu düzen partilerinin istisnasız hepsi de hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma ve çetecilik batağına batmıştır. Hepsi de Amerikancı, İMF’ci, özelleştirmeci ve sermaye uşağıdır. Hepsi de emperyalist-siyonist zorbaların suç ortağıdır. Hepsi de işçi sınıfı, emekçiler ve kardeş Kürt halkına düşmandır.

Bugün Türkiye de içinde olmak üzere kapitalist sistem yapısal bir krizin içinde debelenip duruyor. Düzen partilerinin sözcülüğünü yaptıkları kapitalistler, tam bir acımasızlıkla yüzbinlerce işçiyi işten atarak krizin faturasını işçi sınıfı ve emekçilere ödetmeye çalışıyorlar. Böylece yoksulluğumuzu daha da katmerleştiriyorlar. Bu gidişat da gösteriyor ki, bu saldırılar önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşacaktır. Bunun için seçimlerin sona ermesini bekliyorlar.

Gönderen: ganta Tarih: 16.03.2009 Saat: 10:29 (116 okunma)
(Devamı... | 6024 byte kaldı | yorumunuz? | Makale | Puan: 0)
Hacı Bora Koç Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Sosyalist Belediye Başkan A
HaberlerBir işçi ve emekçi kenti olan Kayseri’de de sorunlar diğer kentlerden farklı değil. Burada da kapitalizmin sömürü çarkları, işçi sınıfı ve emekçilerin alınteri ile yaratılan toplumsal zenginlikleri asalak kapitalistlere aktarma görevini hiç aksatmıyor. Böylece işçi ve emekçi kitlelerin yoksulluğu ve sefaleti pahasına toplumsal zenginlikler asalak kapitalistlerin elinde birikiyor. Varoşlarda yaşayan işçi ve emekçi kitlelerin kaderi hiç değişmiyor. Kayseri’yi saran aşevi ve vakıf ağı da, bu gerçeğin üstünü örtmek bir yana, aksine derinleşen yoksulluk ve sefaletin simgesi olarak daha da göze batıyor. Kayseri’de de onbinlerce işçinin çalıştığı organize sanayi bölgelerinde işçiler kölelik koşullarında, günde 12-14 saat, sendikasız, sigortasız ve işgüvencesiz çalıştırılıyorlar. Kriz nedeniyle işletmeler birer birer kapanıyor, işçiler kapının önüne konuyor. Birçok işkolunda işten atmalar, ücretsiz izinler almış başını gidiyor. İşten atılanlar sanayi bölgesinde daha kötü şartlarda çalışmaya razı duruma getiriliyorlar. İşten çıkarılanların sayısı bu kentte 20 bini çoktan aştı. Kuşkusuz ki, işsizler ordusunun artması, çalışan işçinin üzerindeki sömürü ve baskının daha da artması anlamına geliyor. Kısaca anlatmaya çalıştığımız bu tablo karşısında işçi sınıfı ve emekçi kitlelerinin izleyeceği iki yol olduğu ve eğer bir seçim yapacaksak onu da buradan yapmamız gerektiğini düşünüyorum: Ya bu sermaye düzeninin ve onun partilerinin yalanlarına ve sahte vaatlerine inanıp peşlerinden sürüklenmeye devam edeceğiz. Ya da çürümüş sermaye düzenine karşı sömürü ve kölelikten arınmış sosyalist bir dünya uğruna mücadeleye atılacağız. İnsanca yaşamak için, geleceğimizi kazanmak için, temel hak ve özgürlüklerimiz için bu düzeni aşmak, yerine gerçek özgürlük ve eşitliği getirecek olan sosyalizmi kurmak gerekiyor. İşte asıl yapmamız gereken seçim de budur.

Hacı Bora Koç
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Sosyalist Belediye Başkan Adayı
Gönderen: ganta Tarih: 13.03.2009 Saat: 17:22 (203 okunma)
(Devamı... | 3 yorum | Puan: 0)
Üye Bilgisi
Hoş geldin, Ziyaretci
Nickname
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: ersn
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 1174

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 6
Üye: 0
Toplam: 6
SILA RADYO
Yeni Sayfa 1

RADYO DİREN
Yeni Sayfa 1

KADİM DOST
Yeni Sayfa 1

DOST SİTELER

SİTENİZİ EKLEYİN
İLKOKULUMUZ
Yeni Sayfa 1

Karaözü Dayanışma Derneği
Yeni Sayfa 1

Site Görünümünü Değiştir
Sadece Kullanıcılar İçin

Tema Seçin
saat

Sayfa Üretimi: 0.16 Saniye
:: fisubsilver shadow phpbb2 style by Daz :: PHP-Nuke theme by coldblooded (www.nukemods.com) ::